Cinsiyet Seçimi Nasıl Yapılır?

Yakın zamanda değişen yasal mevzuatla birlikte, PGD işlemi artık cinsiyet belirleme amacıyla yapılamamakta, yalnızca genetik tarama amaçlı yapılabilmektedir.

Cinsiyet tayini anne karnındaki embriyonun kız ya da erkek olduğunun belirlenmesi işlemidir. Bebeğin cinsiyeti iki dönemde belirlenebilir. Bunlardan birincisi bebek anne rahmine yerleştikten sonra yapılacak olan ultrason (erken dönemde kesinlik taşımaz), anne kanından elde edilen bebek hücrelerinin genetik olarak değerlendirilmesi ya da koryon villus biyopsisi-amniyosentez gibi işlem sırasında düşük yapma riski olan girişimsel yöntemlerdir. Bu dönemde cinsiyet belirleme işlemi yapılsa dahi oluşmuş olan gebeliğin cinsiyet nedeniyle sonlandırılması etik açıdan uygun değildir.

Cinsiyetin belirlenebileceği diğer dönem ise anne rahmine yerleştirilmeden embriyonun cinsiyetinin belirlenmesidir. Genetik ve tüp bebek alanındaki gelişmeler istenilen cinsiyette embriyonun anne rahmine transfer edilmesine imkan tanımaktadır. Bu yöntemle gebelik günümüzde daha çok dengeli aile planlaması yapmak isteyen çiftler tarafından tercih edilen bir yöntem olmakla beraber özellikle sadece cinsiyete bağlı olarak taşındığını bildiğimiz hastalıklar yönünden riskli olan ailelerde komplike genetik testlerin yerine tercih edilebilecek güvenilir bir yöntemdir ( örneğin hemofili gibi cinsiyete bağlı olan hastalıklar açısından taşıyıcı olduğu bilinen kadınlarda erkek bebeğin ‘hasta’ olma ihtimali %50 olduğundan bu riske girmeden direkt olarak kız embriyoların anne rahmine yerleştirilmesi gibi).

Cinsiyet seçimi yapılacak olan çiftlerin tüp bebek hazırlık ve tedavi aşamaları geçirmeleri gerekmektedir. Gerekli ön hazırlık ve muayene sonrası anne adayının adet kanamasının ikinci veya üçüncü gününde yumurta geliştirici tedaviye başlanır ve kişiden kişiye değişmekle beraber ortalama 10 gün süreyle tedavi devam eder. Bu tedavi boyunca ortalama 3 ya da 4 kez ultrason muayeneniz yapılarak gerekli olan doz düzenlemeleri/tedavi düzenlemesi yapılır. Bu sürenin sonunda yeterli sayı ve büyüklükte yumurta gelişimi sağlanarak en son göbekten olgunlaştırıcı bir iğne yapılır. ( bu iğne genellikle hCG denilen bir hormon içerir) Bu en son iğneden 35-36  saat sonra damardan uygulanan hafif bir anestezi (sedasyon) ile yumurtalarınız ultrason eşliğinde 5-10 dakika gibi kısa bir sürede toplanır.  Yumurta toplama işlemi günü anne adayına bazı ek ilaçlar başlanabilir. Toplanan yumurtalara eşinizden alınan ve işlem için hazırlanan spermlerle dölleme (mikroenjeksiyon) işlemi yapılmaktadır. Döllenen yumurtalar laboratuarda embriyo gelişimi için özel olarak tasarlanmış inkübatörlerde muhafaza edilmektedir. Embriyoların gelişimleri günlük değerlendirilir. Embriyolara üçüncü günlerinde 6-8 hücreli aşamadayken biyopsi yapılır. Mikroskop altında embriyolog laser ile embriyo kabuğuna kontrollü olarak delik açıp embriyonun bir veya iki hücresini alır ve uygun şartlarda genetik inceleme için hazırlar. Embriyonuz biyopsi sonrası yine laboratuarda takip devam edilir. PGD yönteminde sonuç 48 saat içinde çıkmaktadır ve X-Y kromozomlarının dışında embriyonun sahip olduğu 24 çeşit kromozomun 5-7 veya 9 çeşidine bakılabilmektedir. Bunların arasında Down sendromu (Mongolizm) dan sorumlu 21. kromozom da mevcuttur. 48 saat içinde çıkan sonuçlara ve embriyoların laboratuarda ilerleme durumuna göre değerlendirme yapılarak istenilen cinsiyetteki sağlıklı embriyolar anne adayının rahmine transfer edilir. Transfer sonrası kullanacağınız ilaçlar ve dikkat edeceğiniz hususlar anlatılır. Transferden 12 gün sonra kandan yapılacak gebelik testiyle neticeyi öğrenmiş oluruz. Transfer sonrası kalan sağlıklı embriyolarınız olduğu taktirde onları da dondurarak laboratuarda muhafaza etmemiz ve daha sonra istediğinizde çözerek transfer yapmamız mümkündür.

Günümüzde cinsiyet belirlemenin tek kesin (%100) yolu genetik incelemedir. In vitro fertilizasyon (IVF) dediğimiz tüp bebek yöntemiyle sizin yumurta ve sperminizle elde edilecek embriyolarınıza uygun şartlar altında yapılacak biyopsi ve genetik incelemeyle istenilen cinsiyette çocuk sahibi olabilirsiniz. Bu yöntemin bir diğer avantajı yapılan genetik incelemede sadece cinsiyet kromozomları (X ve Y) değil, diğer kromozomların değerlendirilmesi de mümkündür. Bu şekilde embriyo henüz anne rahmine yerleştirilmeden sağlıklı olduğundan emin olunabilir

Hastaların en çok koktuğu nokta cinsiyet seçimi yapılırken embriyosunun zarar görüp görmediğidir. Cinsiyet tayini, PGT yapılırken tüp bebek işlemlerine ek olarak genetik inceleme gerekir.  Bu genetik inceleme için gerekli olan hücre mikroskop altında embriyodan biyopsiyle alınır, dolayısıyla kontrollü olarak embriyonun zarında bir delik oluşturarak oradan bir hücre elde edilir.  Bu işlem kontrollü yapılmasa embriyo zarar görebilir. Embriyonun bu işlemden zarar görmesi gebelik şansını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu gibi istenmeyen bir durumla karşılaşmamak için de seçeceğimiz merkezin bu konuda uzun yıllardır deneyiminin olmasına, gebelik başarı oranının yüksek olmasına, çalışanların tecrübeli olmasına dikkat etmeniz gerekir.

Bize Ulaşın

*Güvenlik sorusu. Gerçek kişi/sahte yazılım ayrılımı yapılmaktadır.

1.800 + donörle en geniş yumurta havuzu  |  21 yıllık deneyim   |  35.000’den fazla tüp bebek başarısı  |  %90’a varan başarı oranı  |  10 yumurta garantisi  |  ISO 9001 ve ISO 27001 sertifikaları  |  Başarı artırıcılar: MIRI 7/24 embriyo izleme sistemi, MicroSort (cinsiyet seçimi için sperm ayrıştırıcı), MitoScore, PGT, CGT, NGS, ERA

Şimdi sizin mutluluğunuz
için çalışalım

21 yılda 35.000’den fazla aileyi bebek
sevinciyle mutlu ettik. Şimdi sizin
hayallerinizi gerçekleştirelim.

BİZE ULAŞIN

Şimdi sizin mutluluğunu için çalışalım

21 yılda 35.000’den fazla aileyi bebek sevinciyle mutlu ettik. Şimdi sizin hayallerinizi gerçekleştirelim.

BİE ULAŞIN